Kongre

Çalışacağım yer, üç gün önce beşinci servis olarak açılmıştı. Hastaların hepsi serviste çalışan yardımcı sağlık personeli, hemşire ve hekimden(ben oluyorum o) kıdemliydi. Arabamı halka açık ama genellikle hastanede çalışan kimselerin kullandığı otoparka park ettikten sonra otoparktan hastaneye açılan ve bilen herkes tarafından kullanılan yangın merdiveninin yerini bilmediğim için arabayla indiğim yokuşu yürüyerek geri çıkmak zorunda kalmıştım. Hastanede bana ayrılan bir poliklinik olmadığını öğrendikten hemen sonra belki görevlendirildiğim serviste montumu koymak için bir oda ayırmışlardır diye umarak ilgili servise gittim. Bilmediğim bir hastane binası, bilmediğim bir otomasyon sistemi ve onaltı en eskisi üç gündür yatan o zamanlar turkuaz tabloya "hasta" olarak kaydedilen kimse ile güne başladım. 

Pandeminin ortasıydı, yeni uzmandım. O zamanlar adı konmamıştı ama ikinci dalgayı yaşıyorduk. Uzmanlığa pandemi servisi görevi ile başladım ve covid olana kadar üç hafta boyunca ve daha sonrasında da pandemi servisine yatan hastalara fayda sağlamak için elimden geleni yaptım.

Takip eden üç ayda yeri geldi tek, yeri geldi iki poliklinik açılabildi. Benim de hasta olduğum süreçte aynı anda üç ablacım covid oldu, geriye iki ablacım kaldı. Bu iki ablacım iki hafta boyunca her yere yetiştiler. İkinci dalga, sokağa çıkma kısıtlamalarını takip eden birkaç haftada önce durakladı -arada turkuaz tabloya gerçek vaka sayıları eklendi- sonra sönümlenerek bitti. Üçüncü geldi geçti. Şimdilerde dördüncü aka. pandemic of the unvaccinated yaşanıyor.

Hastanedeki yataklar, yataklarda yatan hastalar, yatan hastalara bakan "sayı"lar. İdarenin gözünde birer sayısınız. Genellemek doğru olmaz ama çoğunlukla böyle. Beş tane "ablacım"sınız. Karşınızdakini insan olarak değil de sayı olarak görürseniz daha "tarafsız" olabilirsiniz. "Seksen, dahiliye için az bir sayı ablacım" dersiniz. Üç günlüğüne üç tanesine değil de iki tanesine izin verirsiniz. Çünkü üç yeterli bir sayı iken iki yeterli bir sayı değildir.

Yorumlar